LİTYUM DERNEĞİ
YALNIZ DEĞİLSİNİZ

KILAVUZ

Bu Kitapçık Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bipolar Bozukluklar Polikliniği tarafından hazırlanmıştır
 

Neden bipolar bozukluk; diğer adı ile iki uçlu duygudurum bozukluğu veya manik depresif hastalık; bir hastalık olarak tanımlanır?


Günlük yaşamda herkesin duygusal dünyasında inişler-çıkışlar olur. Duygularımız öfke, sevinç, üzüntü, coşku, keder, huzursuzluk ve endişe arasında gidip gelir. Ancak bipolar bozuklukta yaşamsal olaylarla kısmen veya tamamen ilişkisiz olarak uzun süren ve yoğun duygudurum değişimleri olur. Bu değişimler düşünceleri, duyguları, fiziksel sağlığı, davranışları ve kişinin işlevlerini, yaşamını etkiler.

 

Bipolar bozukluk ne kişinin hatasıdır, ne de kişiliğinin güçsüzlüğüdür. Tedavi edilebilir tıbbi bir bozukluktur.

 

Bipolar bozukluk ne zaman başlar?

Genelde ergenlik dönemi ve erken erişkinlikte ortaya çıkar. Ancak ilk hastalık belirtilerinin her yaşta başlayabildiği gösterilmiştir.

Bipolar bozukluğun erken tanı ve tedavisinin olabildiğince erken başlatılmasının önemi nedir?

Bipolar bozukluk sıklıkla depresyon dönemi ile başlamakta, manik dönemler sonraki yıllarda ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden hastalar doğru tanı ve doğru tedavi ile karşılaşana kadar yıllar geçebilir. Erken tanı ve uygun tedaviyle aşağıdakiler önlenebilir:

- Okul, evlilik ve iş sorunları

-Alkol/madde kullanımı

- İntihar girişimleri

-Tedavide karşılaşılabilecek sorunlar: Kişi tedavi öncesi ne kadar çok hastalık dönemi yaşadıysa, sonraki atakların tedavisi de o kadar güç olur.

-Yanlış, uygunsuz tedavi: Kişi bipolar bozukluk yerine örneğin sadece depresyon tedavisi görürse, sonuçta manik atak gelişimine neden olunabilir. Depresyon yani çökkünlük tedavisi için kullanılan antidepresif ilaçlar tek başına kullanıldıklarında maniye yol açabilir.

Bipolar bozuklukta genetik geçiş var mı?

Evet, hastalığın genetik geçişi gösterilmiştir. Araştırmacılar, bipolar bozukluğu olanlarda bazı biyokimyasal sorunların geliştiğini ve bunun genler aracılığıyla taşındığını göstermişlerdir. Evli çiftlerden birinde bipolar bozukluk var, diğerinde yoksa çocuklarında bu hastalığın görülme oranı 1/7 olarak kabul edilmektedir.

Bipolar bozukluğun nedenleri nedir?

Kanıtlanan tek bir neden yoktur, ancak genetik geçiş olabileceği gösterilmiştir. Beyindeki biyokimyasal problemler bu kişileri duygusal ve fiziksel strese daha duyarlı hale getirir. Bipolar bozukluk her yaşta ve her cinsiyette ortaya çıkabilir, kişilerin psikolojik yapıları, sosyal durumları ile ilişkili değildir.

 

Bipolar bozuklukta tedavinin asıl amacı uygun ilaç kullanımının sağlanması ve yaşam şartlarının atakları azaltacak şekilde düzenlenmesidir.

 

Bipolar bozukluğun bulguları nelerdir?

4 farklı duygudurum süreci olabilir :

1-Mani: Genelde aşırı keyifli olma, enerji artışı, yaratıcılık, uykuya gereksinim duymama, yorgunluk hissetmeme gibi kişiye hoş gelen duygularla başlar. Bazen hastalandığını o sırada kabul etmeme ve çabuk sinirlenme, aşırı tepki gösterme gibi belirtiler de eşlik edebilir. Manik dönemde aşağıdaki bulgular günler boyunca devam eder:

Kendini aşırı mutlu ve taşkın, enerjisini artmış hisseder, bazen de aşırı öfkeli olabilir.

Çok az uykuya rağmen çok fazla enerjiktir.

Diğerlerinin yetişemeyeceği kadar hızlı konuşur.

Düşüncede hızlanma olur, zihninde düşünceleri hızla akmaya başlar.

Konsantrasyon kaybı vardır, dikkati çabuk dağılır.

Kendini güçlü, önemli, diğerlerinden üstün görür.

Fazla para harcama, cinsel aktivitede artma, hızlı araba kullanma, aşırı miktarlarda iş yapma gibi davranış değişiklikleri görülebilir.

Daha ciddi olgularda gerçekte olmayan sesler duymak, nesneler görmek gibi halüsinasyonlar ve dış gerçeklikle ilişkisiz hatalı inanışlar yani hezeyanlar (şüphecilik, takip edildiğini düşünmek, kendini önemli ve üstün özellikleri olan biri zannetmek vb.) görülür.

2-Hipomani: Maninin daha hafif formudur. Hipomanik dönemde hastanın duygudurumu yükselmiştir, normalden daha iyi hisseder, bu dönemde daha üretkendir. Belirtiler hasta veya yakınları tarafından farkedilebilir ancak manide olduğu kadar hayatı güçleştirmez. Kişi genelde bu durumundan hoşnuttur ve ilaçlarını bile kesebilir. Bu dönemden sonra birden mani veya depresyon gelişebilir.

3-Depresyon: Haftalar boyunca hemen her gün ve bütün gün boyu devam eden belirtiler bulunur:

Üzgün, kederli hisseder veya normalde zevk aldığı şeylere karşı ilgisini kaybeder.

Kendine bakımı azalır.

Çok uyumaktan veya hiç uyuyamamaktan, sabah çok erken uyanmaktan yakınır .

İştah kaybı veya artışı görülür.

Konsantrasyon problemleri veya karar vermede güçlükler yaşar.

Kendini değersiz, suçlu hissedebilir.

Enerji kaybı vardır.

İntihar, ölüm düşünceleri olabilir.

Gündelik hayatını sürdürmekte güçlük çekebilir.

Ağır depresyonda da halüsinasyon veya hezeyan görülebilir.

4-Karma (Mikst) dönem: Gün içinde sıkça değişen mani ve depresyon belirtilerinin aynı anda yaşanmasıdır.

Bazı hastalar bu dönemlerin hepsi ile zaman zaman karşılaşırken, bazı hastalar sadece manik dönem veya depresyon ve hipomani dönemleri geçiriyor olabilir.

Bipolar Bozukluk Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavinin Basamakları

 

Akut tedavi (hastalık belirtileri başladığı sırada)

 

Koruyucu tedavi (yeniden hastalanmayı engelleme)

Tedavinin İçeriği

 

İlaç

 

Eğitim

 

Psikoterapi

İlaçla tedavi

Bipolar bozukluğun belirtilerini kontrol etmekte en önemli ilaçlar duygudurum dengeleyicileridir. Ayrıca uykusuzluk, kaygı gibi belirtiler için doktorunuz ek ilaçlar verebilir.

Duygudurum dengeleyicileri

Hem mani, hipomani, depresyon ve karma dönemlerde, hem de uzun süreli koruyucu tedavide kullanılırlar. Günümüzde duygudurum dengeleyici olarak kabul edilen ilaçlar Lityum, Valproat, Lamotrijin ve Karbamazepindir.

Doktorunuz sizin için uygun olanı seçecektir. Yan etkiler nedeniyle birinden diğerine doktor kontrolüyle geçilebilir.

Antidepresif İlaçlar

Sadece depresyon yani çökkünlük dönemi sırasında kullanılırlar. Bipolar bozuklukta antidepresanlar tek başına kullanılmaz; duygudurum dengeleyicilere ek olarak verilir.

Antipsikotikler

Özellikle maninin tedavisinde, bazen de depresyon tedavisi sırasında kullanılırlar. Daha seyrek olmakla birlikte, koruyucu tedavi olarak da uzun dönemde kullanılabilirler.

Elektrokonvülsif tedavi (EKT)

Halk arasında hakkında oldukça olumsuz düşünceler ve yanlış inanışlar varolmasına karşın EKT özellikle şiddetli depresyonda hayat kurtarıcı, güvenilir ve etkili bir tedavidir. Özellikle önceden başarısızlıkla sonuçlanmış antidepresif ilaç kullanımı varsa, antidepresif ilaçlarla birlikte sakıncalı olabilecek başka ilaçlar kullanılmaktaysa, ayrıca gebelerde, ve yaşlılarda EKT güvenle uygulanabilir. Bazen ilaçlara yanıt alınamayan manik dönemde de kullanılabilir.

Psikoterapi

Psikoterapi ile birlikte manik veya depresif atakları tetikleyebilecek stres faktörlerinin etkisinin azalması, stresle başa çıkma yöntemlerinin geliştirilmesi sağlanabilir. Hastalık dönemlerinin kişinin hayat akışını olumsuz etkilemesi sonucunda ortaya çıkan dolaylı sorunların çözümünde de psikoterapiden yararlanılabilir. Ayrıca psikoterapi, yeni bir atağın gelmekte olduğunu işaret eden erken bulguları tanıma konusunda da yardımcı olabilir. Psikoterapi bazen bireysel bazen de grup ya da aile terapisi şeklinde planlanabilir. Bipolar bozuklukta özellikle bilişsel-davranışçı ve kişilerarası terapi yöntemlerinin etkili olduğu bilinmektedir.

Hastaneye Yatış

Tedavi için hastaneye yatış sıklıkla gerekir. Manik hastaların genelde içgörüsü yoktur (hasta olduklarını kabul etmezler). Eğer intihar girişimi riski varsa, hastaneye yatış gereklidir. Manik ve depresif dönemlerin erken tanı ve tedavisi, hastaneye yatış olasılığını azaltır.

Yaşamboyu önleyici tedavi

Bipolar bozukluğun tedavisinin başarıyla sürmesi için sizin ve ailenizin hastalık ve tedavisi gibi konularda hem ilgili hem de bilgili olması gerekir. Bazen ilaç tedavinizi kendiliğinizden kesmek isteyebilirsiniz:

1) Kendinizi iyi hissedebilirsiniz ve artık ilaca gerek kalmadığını düşünebilirsiniz

2) Coşkulu olan ve kendinizi çok iyi hissettiğiniz dönemlerinizi özleyebilirsiniz

3) İlaçların yan etkilerinden rahatsız olabilirsiniz.

4) Bu hastalığın sadece hayatınızdaki stresli olaylarla ilişkili olduğunu düşünüp, bunlardan uzak durarak veya farklı şekillerde başa çıkmaya çalışarak, hastalığı kendi başınıza önleyebileceğinizi düşünebilirsiniz.

İlaç tedavisini kestiğinizde hemen ilk günlerde hastalık belirtileri başlamayabilir ama mutlaka yineleyecektir. Tedaviniz hayat boyu olmasa da çok uzun sürecektir. Yapılan çalışmalarda düzenli olarak 5 yıl boyunca koruyucu tedavi kullanan ve bu dönemde hiç hastalanmamış kişilerin önemli bir bölümünde bile ilaç tedavisi kesildikten sonra hastalığın tekrarlamaya başladığı ortaya konmuştur.

Akut manik dönemde duygudurum dengeleyicilerinin seçimi:

Manik dönemin tedavisinde ilk seçilecek ilaçlar duygudurum dengeleyicilerdir. Doktorunuz ilaçlardan hangisinin seçileceğine karar verirken daha önce bunlardan birini kullanıp kullanmadığınızı veya sizi etkileyebilecek yan etkilerin varlığını gözönünde bulundurur. İlaçların etkisi 1-2 hafta içinde ortaya çıkar.

Manik dönemde ek ilaç seçimi:

-Kaygı bozukluğu varlığında bazı ek ilaçlar,

-Antipsikotikler kullanılabilir.

Bu ilaçlar uykusuzluk ve psikolojik ya da fiziksel huzursuzluğun (yerinde duramama, öfkeli davranışlar vb.) azaltılması için kullanılabilirler. Eğer ciddi bir manik dönemdeyseniz, hatta tedavinizi bile reddediyorsanız, ilaçların enjektabl (iğne) formları ile tedaviniz devam ettirilebilir.

Anksiyete giderici ve antipsikotik ilaçlar yan etki olarak sersemlik yapabilirler. Antipsikotik ilaçların kas gerginliği gibi yan etkileri de olabilir. Eğer yan etkilerden rahatsız oluyorsanız, doktorunuza söylemelisiniz. Doktorunuz ilaç dozunu ayarlayacak veya başka ilaç ekleyecektir.

Antidepresif İlaç seçimi:

Duygudurum dengeleyicileri, özellikle lityum, depresyondan sizi çıkarabilse de, depresif dönem tedavisi için antidepresif ilaç kullanmak gerekebilir. Ancak antidepresif ilaçların tek başına kullanımları, bipolar bozuklukta hipomani veya mani gelişmesine neden olabilir.

Antidepresif ilaçlar etkilerini birkaç haftada gösterir, sabırlı olmak gerekir. Etkisi görülene kadar, uykusuzluk, kaygı, huzursuzluk için doktorunuz yatıştırıcı ilaç ekleyebilir. Depresyondan çıktığınızda, doktorunuz ilacınızı uygun şekilde kesecektir.

Hastaların birçoğunda, hastalık dönemlerinin sayısı ve ciddiyeti yaşla birlikte azalır. Durumunuzdaki değişiklikleri doktorunuza hemen haber verin, çünkü, ilk belirtilerde ilaçlarınızda yapılacak düzenlemeyle normal duygudurumuna kavuşabilirsiniz.

Uzun süre kendinizi iyi hissetseniz de ilaçlarınızı önerilen şekilde kullanmaya devam etmelisiniz.

Bazen hastalar bir kaç yıl boyunca kendilerini iyi hissettiklerinde, bipolar bozukluğun tedavi olduğunu ve ilaca gereksinimlerinin kalmadığını düşünürler. Ancak unutulmamalıdır ki; ilaçlar bipolar bozukluğu “tedavi” etmezler, belirtilerin ortaya çıkmasını engellerler (Soğukalgınlığında, diyabet veya yüksek tansiyon hastalığında kullanılan ilaçların hastalığın belirtilerine iyi gelmesi; hastalığı tümden tedavi etmemesi gibi). İlaçların kesilmesiyle birkaç ay içinde hastalık tekrarlar.

Gebelikte veya kullandığınız ilaçlarla uyumsuz olabilecek başka ilaçlar kullanmanız gerektiğinde ilaçların kesilmesi gerekebilir; bunlar bile ilaçların bırakılması için kesin nedenler değildir. Bu tür durumlarla karşılaştığınızda mutlaka doktorunuza başvurmalısınız.

İlaçların neden olduğu yan etkileri, doktorunuza anlatmalısınız

Bu yan etkiler kişiden kişiye değişebilir veya uykuya eğilim gibi bir yan etki uykusuzluk çeken bir hasta için iyi gelebilir.

İlaçların yol açtığı yan etkiler şunlara bağlıdır :

-Kullandığınız ilaç ve dozu

-Vücut kimyanız

-Yaşınız

-Kullandığınız diğer ilaçlar

-Diğer hastalıklarınız

Akut tedavide yüksek doz ilaç kullanımı veya birkaç ilacın birarada kullanımı yan etkileri arttırabilir. Bazı hastalarda görülen ciddi yan etkiler yüzünden ilaç değişikliği yapmak gerekebilir. Eğer yan etkiler sizin için sorun çıkarıyorsa, doktorunuz şunları önerebilir:

1- Aldığınız ilaç miktarını azaltmak

2- Başka bir ilaca geçmek

3- İlacınızı akşam almak

4- Yan etkiyi azaltacak başka bir ilaç eklemek

Unutmayın: İlaç değişimi karışık bir karardır, ilacınızı kendinizin değiştirmesi çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir! !

Eğitim

Siz ve aileniz bipolar bozuklukla yaşamasını öğrenmelisiniz. Aşağıda sıkça sorulan bazı sorular görülmektedir:

Hastalığım için kendimin yapması gereken şeyler var mı?

Kesinlikle evet. Öncelikle hastalığınız konusunda bilgi sahibi olmalısınız. Bipolar bozukluk örneğin şeker hastalığı gibi yaşam boyu süren bir hastalık olduğundan siz ve yakın çevreniz hastalık ve tedavisi konusunda bilgilenmelisiniz.

Aşağıdaki konulara dikkat ederek, ufak duygudurum değişikliklerini ve stresi azaltabilirsiniz;

-Düzenli uyku. Genelde aynı saatte uyumak ve uyanmak. Bozuk uyku düzeni vücudunuzda kimyasal değişikliklere yol açar ki bu da duygudurum bozukluklarını tetikleyebilir.

-Düzenli aktivitenin sağlanması. Alkol veya başka bir madde kullanmayın. Bunlar beyin işleyişinde dengesizlikler yapabilir, duygudurum bozukluğuna yol açabilir, kullandığınız ilaçlarla etkileşebilir. Özellikle kendinizi iyi hissetmek veya uyku problemi için bunları kullanabilirsiniz ancak durumunuzun daha da kötüleşmesine sebep olabilirler. Her gün kullanılan düşük miktardaki alkol, kafein, grip/alerji/ağrı için alınan ilaçlar uykunuzu, duygudurumunuzu etkileyebilir, ilaçlarınızla etkileşebilir.

-Aile, arkadaş desteği yardımcı olacaktır. Bunun için doktorunuz, terapistiniz sizin ve ailenizin eğitiminde yardımcı olacaktır.

-İşinizdeki stresi azaltmak. Mutlaka işinizde en iyisini yapmak isteyeceksinizdir, ancak hastalıktan korunmanın da sizin için çok önemliolduğunu unutmayın. İşe gidemeyeceğinizi hissettiğinizde, patronunuza bunu söylemelisiniz.

Duygudurum değişikliğinin erken bulguları nelerdir?

Bu kişiden kişiye değişir; mani ve depresyon için de farklıdır. Ancak bu belirtileri ne kadar erken farkederseniz, atağın şiddetini de o kadar hafifletmek mümkün olur. Uzun süreli duygusal iniş-çıkışlar, uyku - enerji - cinsel istek - konsantrasyon değişiklikleri, yeni konulara girişkenlik, ölüm düşünceleri, giyim kuşama aşırı önem verme veya hiç önemsemeye başlama gibi değişiklikler mani veya depresyonun bulguları olabilir. Uyku düzeninizdeki belirgin değişiklik birçok hastada ortak olan erken bulgudur. Ayrıca içgörü kaybı da erken bulgu olabilir. Tüm bu bulgular konusunda yakın çevrenizin de uyanık olmasını sağlamalısınız.

Tedavinizi bırakma hissi doğduğunda ne yapmalısınız?

Tedaviniz konusunda bazen endişelenmeniz doğaldır. Ancak tedaviyle ilgili herşeyi, rahatsızlıklarınızı doktorunuz, terapistinizle, ailenizle konuşmalısınız. Eğer tedaviyle başarı sağlanamıyor diye düşünüyorsanız veya yan etkilerden şikayetçiyseniz doktorunuza başvurmalısınız, asla ilaçlarınızı kendiniz kesmemelisiniz. Doktorunuz ve siz, size en iyi gelecek ilacı birlikte bulmaya çalışmalısınız.

Hangi sıklıkla doktorumla görüşmeliyim?

Hastaneye yatmadan, ayakta geçirilen mani veya depresyon ataklarında belirtileri gözden geçirmek, ilaç dozunu kontrol etmek, yan etkileri konuşmak için haftada en az 1 kez, gerektiğinde hergün doktorunuzla görüşmelisiniz. Düzelme sağlandığında birkaç ayda bir görüşebilirsiniz.

Eğer aşağıdakiler varsa, randevunuz olmasa da doktorunuzu aramalısınız:

-İntihar düşüncesi veya şiddet hissi olduğunda

-Duygudurumunuzda, uykuda, enerjide değişiklik olduğunda

-İlaç yan etkilerinde değişiklik varsa

-Başka ilaçlar kullanmanız gerektiğinde

-Ani cerrahi müdahale kararında, dişle ilgili cerrahi girişim öncesinde

Tedavi seyrini nasıl kaydedebilirim?

Gerektiğinde duygularınızı, aktivitelerinizi, uyku düzeninizi, ilaçlarınızı ve yan etkilerini, sizin için önemli olayları kaydedin. Böylece mani veya depresyonun erken bulgularını keşfedebilirsiniz. Ayrıca aylar, hatta yıllar içinde hangi ilaçlardan fayda gördüğünüz de bu arada ortaya çıkar.

Yakınlarınız için:

Aile bireyleri, hastanın arkadaşları hastalık konusunda bilgilenmelidir. Hastanın doktoruyla görüşebilirler. Manik veya depresif atak öncesinde hastaya “nasıl davranılabilir?” öğrenebilirler.

-Hastayı tedavi konusunda teşvik etmelisiniz; alkol ve ilaç kullanımını önlemelisiniz. Eğer hasta uzun süredir tedavi görüyor ve az bir gelişme varsa veya yan etkilerden yakınıyorsa, hastanın tekrar doktorunu görmesini sağlayabilirsiniz.

-Hasta atak sırasında sizi müdahaleci olmakla suçlayabilir; ama unutmayın o sırada “hastadır”.

-İntihar girişiminin erken uyarıcı bulgularını bilmelisiniz. İntihar düşüncesinin hastalıktan kaynaklandığını söylemelisiniz.

Manik döneme eğilim gördüğünüzde, hasta normal duygudurumdayken yaptığınız anlaşmadaki gibi güvenliğiyle ilgili önlemler almalısınız. Kredi kartını, banka işlemleriyle ilgili haklarını, araba anahtarlarını almalısınız. İntihar düşüncelerinin olduğu depresyon gibi, kontrolsüz manik ataklarda tehlikeli olabilir. Bu durumlarda hastaneye yatış hayat kurtarıcıdır.

Hasta bir ataktan çıkarken, kendi ayakları üstünde durmasını sağlamalısınız. Hayattan ne daha fazla ne de daha az beklentisi olmalıdır. Duygudurumunu dengelemesini sağlamalısınız. Çok koruyucu olmamalısınız. İşleri onunla “birlikte” yapabilirsiniz, onun “yerine” değil. Böylece kendilerine güvenebilirler.

Atak sonrası onlara “normal” davranmalısınız. Erken bulgular konusunda uyanık olmalı ve doktora başvurmasını sağlamalısınz.

Siz ve hastanız “iyi bir gün ile hipomani” ve “kötü gün ile depresyon” arasındaki farkı bilmelisiniz. Bu farkları doktorunuzdan öğrenmelisiniz. Bipolar bozukluğu olan kişiler de sağlıklı insanlar gibi bazen iyi veya kötü günler yaşayabilir, bunlar hastalıktan ayrı tutulabilmelidir.

 

LİTYUM DERNEĞİ' ne üye olmak için lütfen İLETİŞİM sayfasındaki formu doldurunuz.