LİTYUM DERNEĞİ
YALNIZ DEĞİLSİNİZ

SSS ve BİLGİ KAYNAKLARI

SIKÇA SORULAN SORULAR
 
 
Lityum derneğine kimler üye olabilir ?
 
LİTYUM DERNEĞİ , 1997 yılından İzmir'de kurulduğundan beri üye kaydetmektedir. Derneğimize duygudurum bozukluğu olan kişiler, onların yakınları ,onlara bakmakla yükümlü sağlık personelleri ve bize destek vermek isteyen gönüllüler kayıtlarını yaptırmaktadır.
 
 
 
Bipolar bozukluk kimlerde ,ne sıklıkla ve hangi yaşlarda görülür ?
 

Bipolar bozukluk her dinden, her ırktan insanda görülebilir. Toplumda her 100 kişiden birinde bu hastalık vardır. Yani her 100 kişiden biri hayatında en az bir kere manik bir dönem geçirmiştir. Bu da büyük bir rakamdır. Dünyada en az 60 milyon, Türkiye’de 600 bin, İstanbul’da 100 bin kişi bipolar bozukluğa yakalanmıştır.

Bipolar bozukluk kadında ve erkekte eşit sıklıkta görülür. Hastalık genellikle 20’li yaşlarda başlar. Ancak daha erken yaşlarda görülebildiği gibi ilk olarak 70’li yaşlarda mani geçirenler bile vardır.

 

Bipolar bozukluğun sebebi nedir ?

 

Bipolar bozukluğun bir beden hastalığı, bir beyin hastalığı olduğu iyi bilinmektedir. Beynimizde serotonin, dopamin, noradrenalin gibi bazı maddelerin miktarı bipolar bozuklukta değişmektedir. Yani bipolar bozukluk, beyin kimyasındaki bir anormallikten kaynaklanmaktadır. Ama beyin kimyasını bozan şeyin ne olduğu bugün hala pek çözülememiştir.

 
Bipolar bozukluk irsimidir ?
 

Bazı ailelerde bipolar bozukluk sık görülür. Bipolar bozukluk yüzde yüz ırsi bir hastalık değildir. Hastalığa yakalananların büyük bölümünün ailesinde daha önce benzer bir rahatsızlık görülmemiştir. Ancak akrabalar arasında bipolar bozukluğu olan bir kişi varsa, diğer akrabaların bu hastalığa yakalanma riski artar.

 

Bipolar bozukluğun tedavisi varmıdır ?

 

Bipolar bozukluk modern tıbbın başarıyla tedavi edebildiği hastalıklardan biridir. Tedavisinde iki aşama söz konusudur:

- Atak tedavisi

- Koruyucu tedavi

Atak tedavisi

Hastanın zaman zaman geçirdiği manik veya depresif atakların tedavisidir.

Manik atağın tedavisi

Manik atağın ayaktan tedavisi çok zordur. Hastanın genellikle yatırılması gerekir. Beyinde dopamini azaltan ilaçlarla hasta genellikle 2-4 hafta içinde tam veya tama yakın düzelme gösterir.

Mani atağının çok ağır olduğu veya ilaçlarla düzelmediği durumlarda, halk arasında “şok tedavisi” olarak bilinen elektrokonvülsif tedavi (EKT) uygulanır.

Depresif atağın tedavisi

Depresif atak ağır değilse hasta yatırılmadan da tedavi edilebilir. Bipolar bozukluk içinde görülen depresyonlarda genellikle antidepresan ilaçlardan kaçınır, başka sinir sistemi ilaçlarıyla tedaviyi tercih ederiz. Ağır veya dirençli depresyonlarda elektrokonvülsif tedaviye başvururuz.

Koruyucu tedavi

Bipolar bozuklukta asıl kritik nokta koruyucu tedavidir. Çünkü ataklar geçici tabiattadır, ama tekrarlama riski her zaman vardır.

Bipolar bozukluğun koruyucu tedavisinde kullanılan ilaçlara “duygudurumu düzenleyicileri” adı verilmektedir. Bu amaçla en çok başvurulan ilaç, 107 elementten biri olan lityumdur. Ama son yıllarda bazı epilepsi (sara) ilaçlarının da bipolar bozuklukta etkili olduğu anlaşılmıştır.

Koruyucu tedaviyle atak sıklığı azaltılır, hasta tekrar mani veya depresyon geçirse bile bunların hafif olması ve kısa sürmesi sağlanır. Bazı hastalar ömürleri boyunca bir daha hiç hastalık atağına yakalanmazlar.

Hasta ömür boyu ilaç kullanmaya mecbur mudur? Böyle bir mecburiyet yoktur. 2-5 yıl koruyucu tedavi sürdürülür, hasta bu sırada yeni bir atak geçirmezse ilaç kesilir. Bu arada atak tekrarlarsa daha uzun süre ilaç kullanılır. Hastaların küçük bir bölümünde ne yapılırsa yapılsın ataklar sık sık tekrarlamaktadır. Ancak yeni tedavi yöntemleri bu hastaların da acısını hafifletmekte, ümitlerini canlı tutmaktadır

 

Bipolar bozukluğun özellikleri nedir ?

 

Hayat boyu geçirilen tek bir manik nöbetle dahi BİPOLAR HASTALIK tanısı konur.

Bazen de manik ataklara benzeyen fakat onun kadar ağır olmayan HİPOMANİ durumu görülebilir. Bazen de hastalarda, kendini sürekli üzgün hissetme, enerji azalması, yorgunluk isteksizlik, durgunluk, uykusuzluk, iştahsızlık, suçluluk gibi belirtilerle seyreden manik dönemin tam tersi; DEPRESYON ( ÇÖKÜNTÜ ) dönemleri olabilir.

 

Manik dönemin özellikleri nelerdir ?

 

  • Çok enerjik olma, kendini çok yükseklerde görme(örn. peygamber olma)
  • Kolayca sinirlenme ve şiddete eğilimin artması
  • Uykusuzluk, az uykunun yeterli olması ve sık uyanmalar
  • Çok konuşma veya konuşmanın durdurulamaması
  • Zihnin yeni heyecanlı fikirlerle dolu olması
  • Çok para harcama, düşüncesizce iş yatırımları
  • Artmış cinsel istek ve psikotik belirtiler
 
Depresif dönemin özellikleri nelerdir ?
 
  • Uyumama veya aşırı uyuma
  • Suçluluk duygusu, azalmış enerji
  • Zevk almama veya ilgi kaybı
  • Konsantre olamama, huzursuzluk
  • İntihar ve ölüm düşünceleri
 
Bipolar hastaların tedavileri nasıl yapılır ?
 

TEDAVİ:

Hastalığın ağır olduğu ilk dönemlerde, hastanın doktor gözetimine alınması ve hastaneye yatırılması şarttır. Bu dönemde, tüm sorumluluk doktora bırakılmalıdır. Hasta sakinleştirildikten sonra Bipolar Hastalığın asıl tedavisi olan LİTYUM’a başlanır. Ayrıca yatıştırıcı başka ilaçlar da verilir. Hastaların yaklaşık 1-2 hafta içinde belirtileri yatışır. Daha sonra ayaktan tedavi edilmek üzere, hasta taburcu edilir.

KORUYUCU TEDAVİ:

Genel de BİPOLAR HASTALIK tekrarlayıcı bir hastalıktır. Hasta düzelse bile, hastalığın tekrarlamasını önlemek için LİTYUM kullanılması sürdürülür. Hastalarda LİTYUM dışında KARBAMAZEPİN ve VALPROAT kullanılabilir.

 

Lityumun yan etkileri nelerdir ?

 

Lityum uyuşturucu bir ilaç değildir. Alışkanlık yapmaz. Sıklıkla; bulantı, kusma, ishal, çok su içme, sık idrara çıkma, ellerde titreme, guatr, kilo alma gibi tehlikeli olmayan yan etkiler görülebilir. Bu yan etkiler kontrol edilebilir.

UYARILAR :

Hastaneden taburcu edilen hastanın dikkat etmesi gereken durumlar vardır. Bunlar;

  1. Hasta Lityum tedavisine devam etmeli. Doktordan habersiz ilacı kesmemeli, ya da dozu değiştirmemelidir.
  2. Ani uyku değişikliklerinden sakınılmalıdır. Uykusuz kalmamaya dikkat etmelidir.
  3. Doktor kontrollerini aksatmamalıdır.
  4. Lityumun yan etkilerine karşı aşırı susuz kalmaktan ve az tuzlu yemekten kaçınmalıdır. Aşırı kusma, ishal gibi durumlarda da hekime başvurulmalıdır. Hekim uygun gördükçe, Lityum’un kan düzeyine baktırılabilir.
  5. Alkolden uzak kalınmalıdır.
  6. Hamilelerde kullanılmamalıdır.
  7. Uzun süren uykusuzluk, sinirlilik, hızlı konuşma gibi belirtiler hastalığın tekrarlama işaretleri olabilir. Bu durumda hemen doktorunuza başvurunuz.
LİTYUM DERNEĞİ' ne üye olmak için lütfen İLETİŞİM sayfasındaki formu doldurunuz.