LİTYUM DERNEĞİ
YALNIZ DEĞİLSİNİZ

COVİD-19 İÇİN ÖNERİLER VE SUNUM


COVİD-19 (Yeni tip Corona virüs) salgını nedeniyle tüm dünya ile birlikte ülkemizde de oluşmuş olan belirsizlik tüm toplumun geleceğe dair endişelerini arttırmakta, moral bozukluğuna neden olmaktadır. Kişisel izolasyon ve temizlik önlemleri salgın süreci ile baş edebilmek için en önemli savunma olarak bildirilmektedir. Derneğimiz olarak bu durumun ülkemiz ve dünyada bir an önce sona ermesini diliyoruz. Diğer yandan belirsiz olmayan iki önemli durum söz konusudur. Birincisi Bipolar Bozukluğa özgü olarak farklı davranılması gereken bir dönem değildir. İlaçların düzenli olarak kullanılmasına devam edilmesi önem arz etmektedir.  Bununla birlikte ilaç raporları olan ya da mart ayı itibarı ile rapor süreleri dolan olguların Haziran 2020 tarihine dek doğrudan eczaneye giderek ilaçlarını alabilmelerine yönelik düzenlemeler hayata geçirilmiştir. İkincisi ise yukarıda da belirtildiği üzere salgının sınırlandırılması ve yok edilmesi adına uzmanların önerilerine uymak en önemli toplumsal görevimizdir.

Sosyal aktivitelerimizin de içinde yer aldığı normal hayat koşullarına bir an önce, korkmaksızın ve sağlıkla yeniden başlamamız dileği ile…

Lityum Derneği Yönetim Kurulu 

TÜRKİYE  PSİKİYATRİ  DERNEĞİNİN  BİPOLARLAR VE YAKINLARI İÇİN ÖNERİLERİ

COVID-19 SALGINI ve DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI: DEPRESİF BOZUKLUĞU VEYA BİPOLAR BOZUKLUĞU OLAN BİREYLER VE YAKINLARI İÇİN BİLGİLENDİRME

Salgın hastalıklar gibi toplumsal düzeyde korku uyandıran durumlar, depresif bozukluk ve bipolar bozukluk hastalık dönemlerini (depresif duygudurum veya mani/hipomani) tetikleme riski taşıyabilir. Bu nedenle, COVID-19 salgını yaşadığımız bugünlerde Türkiye Psikiyatri Derneği Duygudurum Çalışma Birimi depresif bozukluğu veya bipolar bozukluğu olan bireyler ve yakınları için aşağıdaki önerileri hazırladı.
Duygudurum bozukluğu olan bireyler için öneriler -

Virüsü almamaya, yaymamaya çalışın. Uzmanların uyarılarını takip edin. Fiziksel mesafe, el yıkama, hijyen ve evde kalma önerilerine uyun. İnternetten doğru el yıkama, maske takma kuralları ile ilgili videoları izleyin. -

Psikiyatri hekiminiz ile temas halinde kalın.

Tedavinizi ve kontrollerinizi yapan hekiminiz ile düzenli görüşmelerinizi aksatmayın. Acil durumlar dışında bu görüşmeler için tercihen telefon/ e-posta/ telepsikiyatri/ online görüşme yöntemlerini kullanmanızda fayda var. Hekiminiz ile bu şekilde görüşme yapıp yapamayacağınızı öğrenmek için kendisi ile iletişime geçmeye çalışın. Acil bir durum oluşursa ne tür bir yol izleyebileceğiniz yönünde önceden hekiminizle konuşmanız hastalığınızı kontrol etmenize yardımcı olacaktır. -

İlaçlarınızı düzenli almayı sürdürün.

İlaçlarınızı düzenli almaya devam edin. İlaçlarınızda hekiminize danışmadan herhangi bir değişiklik yapmayın. İlaçlarınız ile ilgili herhangi bir değişiklik istediğinizde ya da önerildiğinde mutlaka hekiminiz ile irtibata geçin. - Yeterli ilacınızın olduğuna emin olun Rapor süresini, eczanenizden uzun süreli ilaç temin edip edemeyeceğinizi kontrol edin. Mevcut koşullarda 1 Mart 2020 ve sonrasında biten ilaç raporları ikinci bir duyuruya kadar uzatılmış durumda ve raporlu ilaçlar doktor reçetesi olmadan eczanelerden temin edilebilmektedir. -

Günlük yaşamınızı düzenli ve planlı hale getirin.

Günün belirli saatlerinde farklı etkinliklerle uğraştığınız rutin bir program oluşturun. Bu etkinlikler; okuma, egzersiz yapma, çevrimiçi arkadaşlarla konuşma, yemek hazırlama vb. olabilir. - Ekran karşısında geçirdiğiniz süreyi sınırlandırın. Telefon ekran süreniz, özellikle sosyal medyada geçirdiğiniz süre için bir sınır belirleyin. COVID-19 haberlerini çokça izlemek, kaygınızı, mani veya depresyon dönemlerindekine benzer duyguları artırabilir. TV, telefon, bilgisayarı elinize alırken ne için kullanacağınızı kendinize sorun: İş, okul veya sosyal amaçlı mı bakacağım yoksa amaçsızca gezinecek miyim? Ekran karşısında geçirdiğiniz sürenin belirli bir sınırda tutulmasının, uyku düzeninizin sağlanması başta olmak üzere duygudurumunuzun dengede tutulması açısından önemli olduğunu unutmayın. -

Düzenli egzersiz yapın.

Egzersiz yapmak kaygılarınızı büyük ölçüde azaltır, aynı zamanda egzersiz sonrası başarı hissi verir. Duygudurumunuzu dengede tutmaya yardımcıdır ve bağışıklık sisteminizi güçlendirir. İnternet ortamında, herhangi bir egzersiz ekipmanı olmadan bile yapılabilecek, evde egzersiz programı sunan birçok program ve video bulunmaktadır. Gün içinde egzersize zaman ayırın. -

Güneş ışığı ve temiz hava alın.

İyi havalarda gün ışığı ve güneş ışığı alabilecek ev içi ortamlara (balkon, teras, pencere vb.) çıkın. Gün ışığı alabileceğiniz en az 2 saat zaman ayırın. -

Uyku düzeninize dikkat edin.

Sağlıklı uyku alışkanlıkları, duygudurum bozukluklarının tedavisi için ilaçlar kadar önemlidir.  Duygudurum bozukluğu olan birey ideal olarak her gün aynı saatlerde uyumalı ve uyanmalıdır. 23.00-09.00 arası 7-8 saat uyuyun. Sabahları aynı saatte kalkmakta zorlanıyorsanız çalar saat kullanmayı deneyin. Eğer gece çalışıyorsanız, uyku ritminizi sabit tutacak bir planlama yapın.  Gündüz uyuklamaktan kaçının. Gün içinde yorgun da olsanız uyumamak için elinizden geleni yapın.  Kahve, kola ve uyarıcı özelliği olan enerji içeceklerinin tüketimini, özellikle akşam saatlerinde, kesin ya da mümkün olan en alt düzeye indirin.  Gece uykuya yakın yemek yemek, ve ağır fiziksel ya da zihinsel egzersizden kaçının. Bunları yapmak, istediğiniz uyku zamanında kolayca uykuya dalma yeteneğinizi azaltacaktır. -

“Sosyal mesafe” değil “fiziksel mesafe”nizi koruyun.

COVID-19 salgını nedeniyle fiziksel olarak diğer insanlardan uzak olsak da, sosyal olarak kendimizi uzaklaştırmamalıyız. Aslında, tüm dünyayı etkileyen bu salgın, insanları fiziksel yakınlık için olmasa da ruhsal yakınlık ve dayanışma amacıyla bir araya getirmelidir. Bu amaçla ister telefon görüşmesi, ister yazışma yoluyla veya görüntülü görüşme şeklinde sevdiğiniz en az bir kişiyle veya arkadaşınızla her gün iletişim kurun. Uzaktan da sosyal olabiliriz! - Beslenmenize dikkat edin. Evde uzun süre kalmanın yemek düzeninizin bozulmasına yol açabileceği bilinmektedir. Salgın öncesi dönemdeki rutin yeme düzeninizi korumaya çalışın. Aşırı yemekten ya da aşırı kısıtlayıcı diyetlerden kaçının. - Sigara, alkol ve her türdeki madde kullanımından kaçının. Eğer sigara kullanıyorsanız, bu dönemi bırakmak için bir fırsat olarak değerlendirebilirsiniz. Sigara bağışıklık sisteminizi olumsuz yönde etkileyecektir. Alkol kullanımını bu dönemde özellikle sınırlandırın. Sık ve/veya yüksek miktarda alkol kullanımı ruh ve beden sağlığınız açısından risklidir. -

Kaygılarınızı kontrol edebileceğinizi bilin.

Kendinizi sıkıntılı, gergin, kaygılı ya da üzgün hissettiğinizde bunu hemen içinde bulunduğunuz durum ya da koşullarla ilişkilendirmeyin, o esnada aklınızdan geçen düşüncelere dikkat edin. Her düşündüğünüzün doğru olmadığını unutmayın. Sizin dışınızdaki biri aynı koşullar altında aynı şekilde düşünüp aynı şekilde mi davranırdı, onu düşünün. Sevdiğiniz bir yakınınız bu koşullar altında benzer bir durumda olsaydı ona nasıl davranırdınız, ona neler söylerdiniz, bunları bulmaya çalışın. Kendinize de sevdiklerinize gösterdiğiniz şefkati ve anlayışı gösterebileceğinizi, kendinizin de tek doğru dışında düşünebileceği başka seçeneklere açık olmayı hak ettiğini unutmayın. -

Her an huzurlu, mutlu, rahat olmak zorunda değiliz.

Kendinizi rahatsız hissettiğinizde bu ruh halinden hemen kurtulmaya çalışmanızın şart olmadığını bilin. Sıkıntıyı bir müddet yaşarsanız, o sıkıntının neye işaret ettiğini fark ederseniz, bir şey yapmadan da sıkıntılı dönemi atlatabileceğinizi kendinize hatırlatın. Her olumsuz, rahatsızlık veren duygu ya da düşünce kurtulmanız gereken, yaşamamanız gereken deneyimler değildir. Her an huzurlu, mutlu, rahat olmak zorunda değilsiniz. -

Değiştiremeyeceğiniz şeyler için üzülüp hayıflanmanın bir anlamı olmadığını kendinize hatırlatın.

Hayatta kimi şeyler belirsizdir ve sizi hazırlıksız yakalayabilir. Kimi durumlar için elinizden yapacak hiçbir şey gelmeyebilir. Bir durum hakkında karar verirken bunun ne kadarının kontrolünün sizde olduğunu hesaplayın. Değiştiremeyeceğiniz şeyler için üzülüp hayıflanmanın bir anlamı olmadığını kendinize hatırlatın ve bunları kabul ederek hayatınıza olabildiği kadarıyla olağan şekilde devam edin. - Israrcı düşüncelerinizi kontrol edebileceğinizi unutmayın. Aklınıza gelen endişeleriniz ya da geçmişinizle ilgili zihninizde dönüp duran ısrarcı düşüncelerinizi uzaktan fark etmekle yetinin. Her düşüncenize bir cevap vermek zorunda olmadığınızı kendinize hatırlatın. Bazen ne kadar ısrarla çalsa da konuşmak istemediğiniz bir numarayı gördüğünüzde telefonunuza cevap vermemeyi tercih edebildiğiniz gibi bu tür ısrarcı düşüncelere de herhangi bir tepki verme zorunluluğunuz olmadığını bilin. Kendileriyle ilgilenmeyip fark etmekle yetindiğiniz düşüncelerinizin kendiliğinden ömürlerini tamamlayıp geçeceğini unutmayın. -

Gelişime açık olun.

Sizi sarsan, hayatınızda büyük değişikliklere yol açan kimi durumlar uzun vadede size hayata yepyeni bir bakış açısı sunabilir. Böyle zorlandığınız dönemlerde, hayatta kimlerin ve hangi meselelerin sizin için daha önemli olduğunu ayırt edebilirsiniz. Hayatınızda değer verdiklerinizin, öncelik olarak belirlediklerinizin daha ön plana geldiğini görebilirsiniz. Her şey düzelip de hayatınız eski düzenine döndüğünde bu zorlu dönemde fark ettiğiniz değerlerinize yaklaşmak için neler yapabileceğinizi daha net görebilirsiniz. Zorlandığınız konular bazen size stres kaynağıymış gibi görünse de aslında gelişmenize aracılık ediyor olabilir.


LİTYUM  DERNEĞİ  SUNUMU













İNTERNET ADRESLERİMİZ :     www.lityumdernegi.org

                                                      www.lityum.org


E-POSTA ADRESLERİMİZ    :

                                                      lityumdernegi@gmail.com

                                                      lityumderneği@hotmail.com

 

İNTERNET ADRESİMİZDEKİ
İLETİŞİM SAYFASINDA BULUNAN
FORMU          DOLDURARAK

LİTYUM DERNEĞİNE ÜYE OLABİLİRSİNİZ.

 

LİTYUM DERNEĞİ' ne üye olmak için lütfen İLETİŞİM sayfasındaki formu doldurunuz.